Az Bilinen Köylerdeki Bursa Gelenekleri Sizleri Şaşırtacak - bursakoyleri.net.tc

Az Bilinen Köylerdeki Bursa Gelenekleri Sizleri Şaşırtacak

Bursa’nın saklı köylerinde keşfettiğim gelenekler

Geçen yaz arabayı alıp Bursa’nın az bilinen köylerine doğru bir yolculuğa çıktım. İlk durağım Bursa gelenekleri ile ünlü Göynük köyü oldu. Yol boyunca zeytin ağaçları, eski taş evler ve mis gibi çam kokusu sardı her yanı. Köye varır varmaz sanki zaman durmuş gibi hissettim.

Burada yaşayan teyzelerin anlattıkları beni gerçekten şaşırttı. Mesela düğün öncesi yapılan ‘kına gecesi’ sadece kına yakmakla kalmıyor. Köyün tüm kadınları toplanıp eski bir türküyle gelini hazırlıyor. İlk gittiğimde dikkatimi çeken şey, o türkülerin kuşaklar boyu hiç değişmeden aktarılmasıydı. Sesler, kokular, sohbetler… Hepsi bir arada. Bu yerleşim yerlerinde bursa eskort bayan bulmanız için www.escortbursam.net sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Göynük’te ‘Helva Gecesi’ geleneği

Köydeki en ilginç geleneklerden biri de ‘Helva Gecesi’. Özellikle kış aylarında yapılıyor. Birkaç aile bir araya geliyor, kocaman kazanlarda un helvası pişiriyor. Helva pişerken çıkan o mis gibi koku bütün sokağı sarıyor. Komşular kapı kapı dolaşıp helva dağıtıyor. Bu gelenek aslında yardımlaşmanın en güzel hali bence.

Helvayı yerken muhabbet de açılıyor tabii. Yaşlı amcalar eski Bursa hikayelerini anlatıyor. Bir tanesi özellikle aklımda kaldı. Eskiden köydeki gençler kış gecelerinde ‘Kara Kız’ diye bir oyun oynarmış. Karanlıkta saklanıp birbirlerini korkuturlarmış. Şimdi gençler pek oynamıyor ama yaşlılar hâlâ o günleri özlemle anlatıyor.

İznik’e bağlı küçük bir köy: Çerkez

Çerkez köyüne vardığımda hava kararmak üzereydi. Sokaklar daracık, evler birbirine bitişik. Burada Bursa köy gelenekleri arasında en çok öne çıkan ‘Yağlı Güreş’ hazırlıklarıydı. Her yıl köyün üst tarafındaki düzlük alanda güreş düzenleniyor. Gençler aylarca idman yapıyor.

Köy kahvesinde otururken yaşlı bir amca yanıma geldi. ‘Oğlum buranın yağı ayrıdır’ dedi gülerek. Gerçekten de köyde üretilen zeytinyağıyla yapılan yemeklerin tadı başka oluyor. Özellikle köyün kadınları tarafından yapılan ‘yağlı ekmek’ denen bir çeşit pide var ki… Tadına doyulmaz.

Köylerdeki ‘Kız Kaçırma’ geleneği değişiyor mu?

Bu konuyu açınca biraz çekindim ama sordum. Eskiden Bursa gelenekleri arasında kız kaçırma olayı epey yaygındı. Şimdi ise daha çok sembolik yapılıyor. Aileler önceden anlaşıyor, gençler yine de ‘kaçıyor’ ama aslında herkes biliyor. Bu değişimi görmek ilginçti.

Bir başka köyde, Cumalıkızık’tan biraz daha içerideki bir yerleşimde ‘Sünnet Düğünü’ geleneklerini izledim. Sünnet olacak çocuklara ‘Kırklara Karışma’ diye bir ritüel yapılıyor. Çocuk kırk gün boyunca özel bir odada ağırlanıyor, ziyaretçiler geliyor, dualar okunuyor. Bu kadar detaylı bir hazırlık ilk defa görüyordum.

Doğal yaşam ve köy mutfağı

Bursa’nın bu küçük köylerinde doğayla iç içe bir yaşam var. Sabah erkenden horoz sesleriyle uyanıyorsun. Sokaklarda tavuklar geziniyor, kediler duvarların üstünde uyukluyor. İnsanlar kendi bahçelerinde yetişen sebzelerle yemek yapıyor. Özellikle yaz aylarında domates, biber, patlıcan kurutmaları evlerin balkonlarını süslüyor.

Köylerdeki en güzel şeylerden biri de komşuluk ilişkileri. Kapılar genelde açık. Bir evden diğerine geçerken ‘kolonya’ ikram etmek âdet olmuş. Misafirperverlikleri inanılmaz. Ben de birkaç kez evlerine davet edildim. Sofralar genellikle yer sofrası. Üstünde taze yoğurt, köy ekmeği, zeytinyağı ve kendi yaptıkları reçeller oluyor.

‘Köy Seyranı’ geleneği hâlâ yaşıyor

En çok etkilendiğim geleneklerden biri de ‘Köy Seyranı’ oldu. Özellikle bahar aylarında tüm köy halkı piknik yapmak için ormana çıkıyor. Yanlarında mangal, et, köy pideleri… Çocuklar koşuşturuyor, yaşlılar gölgede sohbet ediyor. Bu gelenek sayesinde köyün gençleri de köyle bağını koparmıyor.

Gece olduğunda ise köy meydanında bazen türkü faslı oluyor. Yaşlılar bağlamayı eline alıyor, gençler de eşlik ediyor. O anlarda köyün bütün sokakları müzikle doluyor. Ben de birkaç kez katıldım. Gerçekten insanın içini ısıtan bir atmosfer.

Bursa köylerinde unutulmaya yüz tutmuş adetler

Maalesef bazı gelenekler yavaş yavaş kayboluyor. Mesela ‘Dul Avrat’ diye bir oyun eskiden çok oynanırmış. Şimdi neredeyse hiç kalmamış. Ya da ‘Hıdırellez’ ateşinden atlama töreni. Bazı köylerde hâlâ yapılıyor ama çoğu yerde unutulmuş.

Bu yüzden bu köyleri gezerken mümkün olduğunca gelenekleri belgelemeye çalıştım. Belki siz de bir hafta sonu kaçamağı yaparsınız. Arabanıza atlayıp Bursa’nın bu az bilinen köylerini ziyaret edersiniz. Göynük, Çerkez, Dereköy… Her birinin ayrı bir havası var.

Bu köyleri gezerken nelere dikkat etmeli?

Öncelikle saygılı olun. İnsanların özel yaşam alanlarına girmeden önce izin isteyin. Fotoğraf çekerken de mutlaka sorunuz. Köylerde genelde yabancıyı sıcak karşılarlar ama mahremiyetlerine de saygı duymak lazım.

Yanınıza mutlaka su ve atıştırmalık alın. Bazı köylerde market bulmak zor olabiliyor. Özellikle yazın sivrisinek de çok oluyor, repellentinizi unutmayın. Ama en önemlisi açık fikirli olun. Farklı yaşam biçimlerini yargılamadan izleyin.

Benim en sevdiğim kısım akşamüstleri köyün üst tarafındaki tepeye çıkıp manzarayı izlemekti. Aşağıda evlerin bacalarından tüten dumanlar, çocukların sesleri, uzaktan gelen köpek havlamaları… Hepsi bir bütün oluyor. Sizi de bekliyor bu manzara.

Eğer Bursa gelenekleri ve köy yaşamı ilginizi çekiyorsa, bir an önce plan yapın derim. Bu köylerde zaman gerçekten başka akıyor. İnsan biraz yavaşlıyor, nefesini buluyor. Belki siz de kendi hikayenizi bu köylerden birinde yazarsınız. Benim gibi.